YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8717
KARAR NO : 2017/23581
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette hazır beton işinde 01/10/1998- 16/07/2012 tarihleri arasında mikser operatörü olarak çalıştığını, davalı şirketin taşıma işini taşeron şirket … İnş. A.Ş.’ne verdiğini, iş yükünün ağırlığı ve yasadan kaynaklanan haklarının verilmemesi sebebi ile iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin, genel tatil, hafta tatili ve fazla mesai alacaklarını istemiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının kendi işçileri olmadığını, davacının çalıştığını beyan ettiği dönemde ihbar olunan … ile aralarında tesislerin işletilmesine ilişkin sözleşme yapılmış olduğunu, bu sözleşmeye göre de davalı şirketin bu davada taraf olamayacağını, davacının işçilik haklarından davalı şirketin sorumlu olamayacağını, davalı … ile … arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olmadığını, davalı şirketin hazır beton üretimi işi yaptığını, …’nın taşıma işi yaptığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının hizmet süresi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya içeriğine göre davacının davalı işyerinde ihbar olunan … Şirketine bağlı mikser operatörü olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Davacı dava konusu işyerinde 01/10/1998 tarihinden itibaren çalıştığını ileri sürmüştür. Davalı şirket ise 30.03.2004 tarihinde kurulduğunu iddia ederek bu tarihten önceki çalışmalar için sorumlu olmayacağını beyan etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 16/03/2002-16/07/2012 ile 30.03.2004-16.07.2012 tarihleri arasında ihbar olunan … Şirketi bünyesinde davalı işyerinde çalışmasına göre alternatifli olarak hesaplama yapılmış, mahkemece hizmet süresi 16/03/2002-16/07/2012 tarihleri arası kabul edilerek, bu hizmet süresine göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Dosya içeriğine göre, davacı tanıklarından … 2006 yılı mart ayında, … ise 2000 yılında çalışmaya başladıklarını ve işe girdiklerinde davacının çalıştığını beyan etmişlerdir. Davacı tanıkları husumetli olup, dosya kapsamında davacı tanık anlatımlarını destekleyecek bir başka delile de rastlanılmamıştır.Kaldı ki ticaret sicil kayıtlarından davalı şirketin tescil tarihinin, 30.03.2004 olduğu ve davalı şirket ile ihbar olunan serka şirketi arasındaki ilk sözleşme tarihinin de 01.06.2004 olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının ihbar olunan … şirketinin işçisi olarak çalıştığı 30.03.2004 tarihi öncesi dönemde davalı … Beton’un işyerinde çalıştığı ispat edilememiş olup, hizmet süresinin bu tespit göre belirlenmesi gerekmektedir.
3- Belirtilmesi gereken diğer bir hususta davalı tarafından sunulan imzalı belgeler de, fazla çalışma ücreti olarak 1883,70 TL, resmi tatil ücreti olarak 418,60 TL ödeme yapıldığı yazılı olup davacının da söz konusu belge de isim ve imzası bulunmaktadır. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda bu belge dikkate alınmamıştır. Davacının söz konusu belgedeki imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin bir iddiası bulunmadığı gibi dosyada bu belgenin baskı altında imzalandığına dair yeterli delilde bulunmamaktadır. Bu durumda anılan belgenin dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca imzalı ücret bordrolarında tahakkuk olan dönemlerin dışlanarak, imzasız ücret bordrolarında tahakkuk olup da banka kayıtları ile uyumlu olan ödemelerin ise mahsup edilerek fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması gerekirken imzalı ücret bordrolarında tahakkuk olan dönemlerdeki ödemelerin mahsup edilerek hesaplama yapılması hatalıdır. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Davalı taraf yanında … İnşaat Şirketinin feri müdahale talebinin bulunduğu ancak maktu başvuru ve maktu nisbi harcı yatırmadığı için ihbar olunan konumunda bulunduğu halde mahkemece karar başlığında feri müdahil olarak gösterilmesi de bozma sebebidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 31.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.