Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/8720 E. 2017/21294 K. 10.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8720
KARAR NO : 2017/21294
KARAR TARİHİ : 10.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, daha önce … 1.İş Mahkemesinin 2011/698 esas sayılı dosyası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kısmi dava açtıklarını ve davanın lehlerine sonuçlandığını belirterek, bakiye işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, kesinleşen mahkeme kararı dikkate alınarak kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda, eldeki davanın ek dava olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Bu ek davadan önce açılan davada verilen karar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir.
Dosya içeriğine göre, iş sözleşmesinin fesih tarihi 17.07.2007 tarihidir. Davacı işbu davasını 11.02.2014 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin talepli olarak açmıştır. Bilindiği üzere yıllık izin alacağı iş sözleşmesinin sona erme tarihinde muaccel olur ve zamanaşımı süresi beş yıldır. Davalı tarafça kanuni süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Davalının zamanaşımı def’i dikkate alınarak yıllık izin alacağının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre, davacı vekili, dava dilekçesinde talep ettiği alacak kalemlerinin her biri için ayrı ayrı miktar belirtmeksizin toplam 11.093,57 TL alacak talebinde bulunmuştur. Davacı tarafa dava dilekçesinde talep ettiği alacak kalemlerinin miktarlarının açıklattırılması gerektiği göz önünde bulundurulmadan, dava dilekçesinin usule uygun olmayan bu haliyle hüküm kurulması da hatalı olup ayrıca bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.