Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/8723 E. 2017/21298 K. 10.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8723
KARAR NO : 2017/21298
KARAR TARİHİ : 10.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iki dönem çalışması olduğunu, ilk dönem çalışmasının istifa ile ikinci dönem çalışmasının ise davacının devamsızlığı nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının ücret alacağının ödenip ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dava dilekçesinde, ücret alacağının hangi döneme ilişkin olduğu belirtilmeksizin, ücretinin asgari ücret üzerinden yatırılmadığı, eksik yatırıldığı iddia edilmiştir. Davacı yargılama aşamasındaki yemin beyanında ise, 2008 yılı Mayıs ayı maaşının asgari ücret tutarında ödenmesi gerektiği halde 300,00 TL ödendiğini, asgari ücretten kalan kısmını almadığını belirtmiştir. Mahkemece, ücret alacağı talebinin reddine karar verilmiş ise de; davacının usulüne uygun yemin beyanı dikkate alınarak ücret alacağı hakkında karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı vekilinin ıslah talebine karşı, davalı vekili süresinde zamanaşımı def’ini ileri sürmüştür. Davalının, ıslaha karşı vaki zamanaşımı defi değerlendirilerek ve gerekirse bilirkişiden ek rapor aldırılarak belirlenecek alacakların hüküm altına alınması gerekirken davalının ıslaha karşı yaptığı zamanaşımı savunması dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.