YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8739
KARAR NO : 2017/21976
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 09.09.2007 tarihinde şoför olarak işe başladığını, ücretinden sebepsiz olarak kesintiler yapıldığını, fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, işçilik alacaklarını talep ettiğini, işverence ödeme yapılmadığı gibi istifaya zorlandığını ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti ve aylık çalışma ücreti alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı ile … Taş. Ve Loj.Tic. A.Ş. arasında herhangi bir hukuki münasebet bulunmadığını, davacının dava dışı … Taşımacılık ve Denizcilik San. Tic. Ltd. Şti. işçisi olduğunu, davacının iş akdinin bizzat kendi istifası ile sona erdiğini, davacının ücret alacağının tüm çalışma dönemi için eksiksiz olarak ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı- karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı işçi şoför olarak net 1.935,00 TL ücretle çalıştığını iddia etmiş; davalı işveren ise ücretin, bordrolarında gösterildiği üzere brüt 1.000,00 TL olduğunu savunmuştur. Davacı tanığı davacı iddiasını destekler mahiyette beyanda bulunmuştur. Mahkemece emsal ücret araştırması yapılmış, … Ticaret Odası, şoför olarak çalışan bir kişinin asgari ücretten az olmamak kaydıyla ücret bordrosunda gösterilen ücreti alabileceği bildirilmiştir. Mahkemece, aylık ücretin net 1.935,00 TL olduğu kabul edilmiştir. Ancak yapılan emsal ücret araştırması yetersiz olup, araştırma genişletilerek, davacının meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek değişik işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği sorulmalı ve dosya kapsamındaki tüm deliller bir arada değerlendirilerek, aylık ücret miktarı noktasındaki uyuşmazlık çözümlenmelidir.
3-Davacının aylık ücret alacağının hesaplanması konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda davacı, işe girdiği tarihinden iş sözleşmesinin feshedildiği tarihine kadar olan ücretinden her ay ortalama 300,00 TL kesinti yapıldığını, söz konusu kesintilerin yapılmasına sebep olarak da sefer başına harcadığı akaryakıt miktarının fazla olması neden olarak gösterildiğini iddia ederek eksik ücret alacaklarının ödenmesini istemiştir.
Davacı işçiye ait özlük dosyasında tüm çalışma dönemine ilişkin bir kısım davacının imzasını taşıyan ücret bordroları sunulmuş olup, Mahkemece davacının 2009 yılındaki 8 aya ilişkin ücret bordrosu ile iş sözleşmesinin sona erdiği 2011 yılının Ağustos ayına ait ücret bordrosunun imzasız olduğu, bu aylar için ücretinin eksik ödendiği kabul edilerek ücret alacağına hükmedilmiş ise de; dosyada mevcut olan banka kayıtları ve davacının imzası bulunan işten ayrılanlara mahsus ücret ödeme bordrosu başlıklı belge ile ilgili bir değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, ücret bordroları ile banka kayıtlarının tarafların iddia ve savunmalarını karşılayacak şekilde yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Ayrıca dosyaya sunulan davacının imzasını içeren 18.08.2011 tarihli ibraname de değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur. Bu ibraname davacı asile gösterilip, imzanın kendisine ait olup olmadığı da sorularak, beyanı alındıktan sonra bir değerlendirmeye tabi tutulup sonucuna göre alacak kalemleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.