Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/8787 E. 2017/23532 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8787
KARAR NO : 2017/23532
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin Belediyede otobüs şoförü olarak çalıştığını, Toplu İş Sözleşmesi’nde haftalık çalışma süresinin 44 saat olduğu ve vardiyalı işçilerin 16 saat dinlendirilmeden çalıştırılamayacağının kararlaştırıldığını, iki vardiya usulünde haftada en az 48 saat çalışıldığını, fazla çalışmanın karşılığının ödenmediğini belirterek fazla mesai ücreti alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı itirazları olduğunu, otobüs işletmesinde çalışan şoförlerin 2 vardiya halinde çalıştıklarını, haftalık 44 saat çalışma yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında davacının fazla mesai yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Somut olayda; Mahkemece, alınan ek rapora itibar edilerek fazla çalışma alacağı olmadığına karar verilmiştir. Ne var ki, hükme dayanak ek raporun işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesi’ne, dosya kapsamına ve benzer alacak taleplerine ilişkin tespitlere uygun olduğu söylenemez. İşyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesi’nin 22. maddesinde normal çalışma süresi 44 saat olarak belirlenmiştir. Bu durumda yasal 45 saatlik çalışma süresinin tamamlanmasına kadarki çalışmaların fazla süreli çalışma, 45 saati aşan çalışmaların fazla çalışma olarak değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca davacı ile aynı işi yapan işçinin fazla mesai talebine ilişkin olarak açtığı … 1. İş Mahkemesi’nin 2012/409 esas sayılı dosyasında yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporu ile işyerindeki çalışma saatleri ve süreleri tespit edilmiş, otobüs şöförü olarak çalışan işçilerin fazla mesai yaptığı belirlenmiştir. Bu tespit ve belirlemelere göre işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesi hükümleri de dikkate alınarak davacının fazla mesai alacağının belirlenmesi gerekirken hatalı tespit ve değerlendirmelere dayalı bilirkişi ek raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.