Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/8860 E. 2017/24198 K. 06.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8860
KARAR NO : 2017/24198
KARAR TARİHİ : 06.11.2017

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 02.09.1998-31.03.2011 tarihleri arasında davalı … Ltd. Şti. ‘de Türkçe Öğretmeni olarak çalıştığını, davalı … Dershanesi işyerini diğer davalı Fen Bilimleri … Eğt. Hizm. Tic. Ltd. Şti’ye devrettiğini, iş sözleşmesinin 31.03.2011 tarihinde haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Fen Bilimleri … Eğitim Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının davalı şirket çalışanı olmadığını, yine davalılar arasında bir işyeri devrinden bahsedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Dershaneleri Ltd. Şti. temsilen davayı takip eden olmamıştır.
Mahkeme Kararının Özeti:Mahkemece davacının iş akdinin davalı devreden işveren tarafından haklı bir sebebe dayanmaksızın ve ihbar öneli de tanınmaksızın feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatın talebinin kabulüne, davacının çalışmış olduğu süre karşılığı hak kazandığı asgari geçim indirimlerinin ödendiği ispatlanamadığından bu talebinin de kabulüne, 4857 SY’nın 6. Madde hükmü gereğince (devreden işverenin zamanaşımı itirazı da bulunmadığı dikkate alınarak) davalıların davacının işçilik alacaklarından müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Kararı, davalı Fen Bilimleri… Eğitim Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanununun 6. maddesi uyarınca işyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Dolayısıyla işyeri devri, iş sözleşmesini sona erdiren bir neden değildir. Ayrıca devir halinde devredilen işyerinde çalışmasını sürdüren işçinin iş sözleşmesinin işveren tarafında bir değişiklik meydana gelmektedir. Burada belirtilmesi gereken işveren tarafında meydana gelen bu değişiklik yanında iş sözleşmesinden doğan hak ve borçların yeni işverene (devralan işverene) geçmesinin kanun hükmü gereği kendiliğinden gerçekleşmesidir. Bir başka deyişle devredilen işyeri veya işyeri bölümünde çalışmakta olan işçinin, iş sözleşmesinin devralınan işverene geçmesi için işçinin bu yönde bir irade açıklamasına gerek bulunmamaktadır. Ancak kendiliğinden işveren tarafın değişmesi ve iş sözleşmesinden doğan hak ve borçların devralan işverene geçmesi için gerekli olan ön koşul devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmesinin varlığıdır. Eş deyişle devredilen işyeri veya işyeri bölümünde daha önce çalışmış olan ancak devir tarihinde iş sözleşmesi sona ermiş bulunan işçilerin iş sözleşmeleri devralan işverenle devam etmeyecektir.Hal böyle olunca işyeri devrinden önce iş sözleşmesinin sona ermiş olması durumunda işyerini veya bir bölümünü sona erme tarihinden sonra devralan işverenin, devreden işveren döneminde doğan işçilik alacaklarından sorumlu tutulması mümkün olmayacaktır. 4857 sayılı İş Kanununun 6/1. fıkrasında, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçeceği belirtildiğinden devir tarihinden önce sona ermiş olan yani devir tarihinde mevcut bulunmayan iş sözleşmelerinden devralan işverenin sorumluluğu söz konusu olmayacaktır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacı işçinin iş sözleşmesinin 31.03.2011 tarihinde davalı … Dershaneleri Ltd. Şti. tarafından feshedildiği uyuşmazlık dışıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun aynı mahiyetteki 2015/7-2789 E., 2017/448 K. sayılı dosyasında davacının çalışmakta olduğu … Dershanesinin, diğer davalı Fen Bilimleri … Eğt. Hizm. Tic. Ltd. Şti. tarafından mülk sahipleri ile yapılan 05.08.2011 tarihli kira sözleşmesi ile kiralandığı ve anılan işyerinde faaliyete başladığı işyeri sicil tasdiknamesi ve vergi levhası ile ticari kayıtlardan anlaşıldığı, dinlenen davacı ve davalı tanık beyanlarından fesih tarihinden önce fiili olarak işyerinin devredildiğine dair sonuca ulaşılması da mümkün olmadığı, yargılama sürecinde davacının, işyeri devrinin fesihten önce gerçekleştirildiğini iddia etmediği sadece işyeri devri bulunduğunu belirtmekle yetindiği, dosyaya ibraz edilen resmi kayıtlar ve diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle somut olayda, işyeri devrinden önce davacı işçinin iş sözleşmesinin feshedildiği, bir başka deyişle işyeri devrinin fesihten sonra gerçekleştiği ve devir tarihinde mevcut bir iş sözleşmesinin varlığından da söz edilemeyeceği görülmekle mahkemece bu yönde yapılan değerlendirmenin isabetli olduğu belirtilmiştir.Somut uyuşmazlıkta da emsal dosyadaki gibi, işyeri devrinin davacının iş akdini feshinden sonra gerçekleştiği ve devir tarihinde mevcut bir iş sözleşmesinin bulunmadığı görülmekle mahkemece bu yöndeki değerlendirme yerinde ise de, somut uyuşmazlığın çözümü noktasında yapılan araştırma yeterli değildir.
Fesih tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 179. maddesinde, “Bir işletmeyi aktif ve pasifleriyle birlikte devralan kimse, bunu alacaklılara ihbar veya gazetelerde ilan ettiği tarihten itibaren onlara karşı mamelekin veya işletmenin borçlarından mesul olur; şu kadar ki, iki yıl müddetle evvelki borçlu dahi yenisiyle birlikte müteselsilen mesul kalır “ yönünde düzenleme bulunmaktadır.
Davalı Fen Bilimleri … Eğt. Hizm. Tic. Ltd. Şti.’nin 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında işçilik alacaklarından sorumlu tutulması mümkün değil ise de, uyuşmazlığın çözümü açısından; davalı şirketin ilgili dershaneyi Borçlar Kanunu’nun 179. maddesi kapsamında aktif ve pasifleri ile devralıp almadığı hususunun belirlenmesi zorunludur.
Dolayısıyla mahkemece bu hususta gerekli araştırma yapılmalı ve davacının çalıştığı işletmenin davalı şirket tarafından aktif ve pasifleri ile devralındığı belirlendiği takdirde; davalının, devirden önce sona ermiş iş sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacaklarından Borçlar Kanunu’nun 179. maddesi gereğince sorumlu tutulması gerektiği dikkate alınarak hüküm kurulmalıdır.Bu durumda, dosya kapsamından davacı işçinin iş sözleşmesinin işyeri devrinden önce sona erdiği anlaşılmakla 4857 sayılı İş Kanunun 6. maddesinin uygulanması mümkün değil ise de, fesih tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunun 179. maddesi uyarınca işletmenin aktif ve pasifleriyle birlikte devrinin söz konusu olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğinden kararının bu nedenle ile bozulması gerekmektedir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.