YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9065
KARAR NO : 2017/23835
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haklı neden olmaksızın feshedildiğini beyanla kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatlarını hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işverenin iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Uyuşmazlık iş sözleşmesinin işveren tarafından feshinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunmasının işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.İşçinin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları, sadakat borcuna aykırı davranışların özel bir görünümüdür. Hangi davranışların sadakat borcuna aykırı olduğunu önceden belirlemek mümkün değildir. Sadakat borcuna aykırılığın belirlenmesinde, işçinin işyerindeki konumu, işi, işyerinin özellikleri, iş yaşamanın gerekleri ve hatta çevrenin gelenekleri gibi objektif kriterlerden hareketle davranışın işverenin güvenini sarsıcı nitelikte olup olmadığı değerlendirilmelidir (Mollamahmutoğlu/Astarlı/Baysal, İş Hukuku, 2014, s. 846).
Davacının iş sözleşmesi, davalı Vakıf aşevine alınmadığı anlaşılan malzemeleri teslim aldığına dair tutanak düzenlediği gerekçesi ile işverence feshedilmiştir. Mahkemece feshe konu eylemden dolayı davacı hakkındaki ceza kovuşturması sonucunda beraat kararı verilmesi, davacının görevi itibari ile denetim ve kontrol yetkisi olmadığı ve kendisine kusur atfedilemeyeceği gerekçe gösterilerek davalı işverenin haklı feshi ispat edemediği kabul edilmiştir.
İşçinin sadakat borcu, işverenin işi ve işyeri ile ilgili hukuken haklı menfaatlerini korumayı, işverene zarar verecek ve risk altına sokabilecek davranışlardan kaçınmayı gerektirir.Somut olayda davacının bilgisi olduğu halde işyerindeki usulsüzlüğü işverene bildirmediği, zira diğer kurumlara gönderilecek ekmeklerin öncelikle fırından aşevine teslim edildiği ve daha sonra dağıtımının yapıldığı, işyerinde doğrudan fırında ekmek dağıtılması şeklinde bir uygulama olmadığı bilindiği halde davacının aşevine getirilmeyen 8000 kg ekmeğin teslim alındığına dair gerçeğe aykırı belge düzenlenmesine iştirak ettiği, davacının ispatlanan eylemlerinin, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar olduğu anlaşılmış olup feshin haklı nedene dayandığı kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verilmiştir.