YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9134
KARAR NO : 2017/23498
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti
Davacı işçi, ihbar öneli verilmeksizin iş akdinin sona erdirildiğini ileri sürerek ihbar tazminatı, iş arama izin ücreti, … ve yemek yardımı alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı Savunmasının Özeti
Davalı işveren, iş sözleşmesi kapsamında ödemelerin tam olarak yapıldığını savunmuş ve davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Temyiz
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 4857 sayılı İş Kanununun 27 nci maddesinde, “Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. İş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır. İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin ücret işçiye ödenir. İşveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kullanarak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder” şeklinde kurala yer verilmiştir.
Belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçinin iş sözleşmesinin feshinde işçiye tanınması gereken bildirim öneli, işçiyi fesihten sonraki hayata hazırlamak için önemlidir. Bildirim süresi sonunda işten ayrılacağını bilen işçi, bu süre içinde bir başka iş arayarak bir başka işyerinde çalışabilmek için girişimlerde bulunabilecektir. Yeni iş arama izni, bildirim süresi tanınarak yapılan fesihlerde söz konusu olur. İşverence Kanunun 25 inci maddesine dayanılarak yapılan fesihlerde böyle bir yükümlülük olmadığı gibi, belirsiz süreli iş sözleşmesinin bildirim süresi tanınmaksızın derhal fesihte ya da bildirim sürelerine ait ücretin veya ihbar tazminatının ödendiği hallerde yeni iş arama izni verilmesi gerekmez.
Somut olayda, davalı işveren 15.04.2011 tarihinde davacıya tebliğ edilen fesih yazısında 6 haftalık ihbar öneli vererek iş akdinin 14.06.2011 tarihinde sona ereceğini bildirmiş, ancak süre sonunda davacının iş akdi sona erdirilmemiş, çalışmaya devam etmiştir. Bu kez tebliğ tarihi belli olmayan 2. fesih yazısında davacıya 6 hafta ihbar öneli olduğu, iş akdinin 20.07.2011 tarihinde feshedileceği bildirilmiştir. İşverenin 2. kez yapılan fesih bildiriminin davacıya hangi tarihte tebliğ edildiği belirli olmadığına göre usulüne uygun bir ihbar önelinin verildiğinden söz edilemez. Hal böyle olunca mahkemenin ihbar tazminatını hüküm altına alması isabetli olmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 27. maddesinde yeni iş arama iznini bildirim süreleri içinde işverenin yeni bir iş bulması için işçiye vermeye mecbur olduğu düzenlenmiştir. Ancak işverence ihbar önelinin usulüne uygun kullandırılmadığı ve Mahkemece ihbar tazminatı isteği hüküm altına alındığına göre yeni iş arama izni ücretinin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarda belirtilen nedenlerden BOZULMASINA, 30.10.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.