Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/9277 E. 2017/24035 K. 02.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9277
KARAR NO : 2017/24035
KARAR TARİHİ : 02.11.2017

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenin işyerinde mevsimlik işçi olarak çalışmakta iken 02/02/2011 tarihinde sürekli işçi kadrosuna alındığını, kadroya alınması esnasında intibakının hatalı yapılmasından kaynaklanan fark ücret alacaklarının bulunduğunu belirterek bir kısım fark işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …. Müdürlüğü vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının alacaklarından hangi kurumun sorumlu olduğu noktasındadır.
6111 sayılı Yasanın 166/6. maddesinin “(6) Devredilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2010 yılı Kasım ayında geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir. Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklindeki hükmü uyarınca “devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken kıdem tazminatı dışındaki borçlardan devralan kurum değil devreden kurum sorumludur” denilmektedir.
Ayrıca 6360 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesinin d fıkrası “Bu fıkra kapsamında nakledilen personel bakımından nakil tarihinden önce doğmuş ve nakil tarihinde ödenmesi gereken borçlardan nakledilen kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde düzenlenmiştir,
İş sözleşmesinin devri kendine özgü üçlü bir ilişki olup devreden işverenin, devralan işverenin ve de işçinin rızasının uyuşması sonucu ortaya çıkmaktadır. Devir işleminin gerçekleşmesinden itibaren iş ilişkisi sadece devralan işverenle işçi arasında devam eder. Yıllık ücretli izin hakkının ücrete dönüşmesi ancak iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra ortaya çıkacağından, sözleşme devri düzenlemesinin esas amacı olan feshin son çare olması ilkesi ışığında sözleşmenin devamını sağlamayı amaçladığından dolayı sözleşmenin devrini kabul ettiğimizde sözleşmenin sürdüğünden bahisle yıllık ücretli izin hakkının alacak hakkına dönüşmesi ve de devreden işverenin sorumluluk durumunun ortadan kalkmasından dolayı devreden işverenin yıllık ücretli izin alacağından sorumluluğu söz konusu olamayacaktır.
Dosya içerisinde mevcut davacıya ait şahsi işyeri dosyasının incelenmesinde, davacının…. İdaresinde çalıştığı, bu döneme ilişkin geçici işçilikte geçen çalışmasının kademe ve derece ilerlemesinde dikkate alınarak fark ücretlerinin hüküm altına alınmasını talep ettiği, 12.11.2012 tarihli 6360 sayılı Onüç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmialtı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesinin 5. fıkrasında bu sayılan illerdeki il özel idarelerinin kaldırıldığı, yürürlük başlıklı 36. maddesinde de kanunun bu hükümlerinin ilk mahalli idareler seçiminde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Anılan Kanun’un kabul edildiği tarihten sonraki ilk mahalli idareler seçimi ile yürürlüğe girmesiyle…. İdaresinin tüzel kişiliği dava devam ederken sona ermiştir.
Dosyada bulunan 21/07/2014 tarihli …. Valiliği yazısında davacının …. İlçe Belediyesine devredildiği belirtilmiştir.Davacının sonrasında …. Müdürlüğüne atandığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle davalı …. Müdürlüğü bakımından usulüne uygun açılmış dava bulunmamaktadır. Ayrıca 6111 sayılı Yasanın 166/6. maddesi ve 6360 sayılı Yasasının Geçici 1. maddesi gereğince davacının nakledildiği …. Müdürlüğünün nakilden önce doğan alacaklardan sorumluluğu bulunmadığı, Devir, Tasfiye ve Paylaştırma komisyonu tarafından alınan karara göre davacının devredildiği …. Belediyesinin alacaklardan sorumlu olduğu ve davalı olarak …. Belediyesi bakımından hüküm kurulması gerektiğinden Mahkemece verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.