YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13592
KARAR NO : 2015/1925
KARAR TARİHİ : 27.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’ın katılan …’un damadı olduğu, olay tarihinden yaklaşık 3 ay önce sanıkla eşi … arasında yaşanan kavga üzere sanığın eşinin sanıkla birlikte yaşadığı evi terk ederek babasının evine taşındığı, olay tarihinde katılan …’nin diğer kızı … ile birlikte kızına ait bir takım eşyaları almak üzere sanık …’nin evine geldikleri, bu durumu haber alan ve sanığın akrabası olan … isimli kişilerin katılan ve kızına engel olmak amacı ile sanığa ait eve geldikleri, bunun üzerine katılan ve kızı ile bu kişiler arasında tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve bu olay neticesinde … isimli kişilerin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, olaydan haberi olan aynı gün katılana ait … plakalı aracın lastiklerini keserek söz konusu araca zarar verdiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda;
1-Suç tarihi itibariyle sanığın tekerlerini kesmek suretiyle zarar verdiği aracın kayınpederine ait olduğunun sabit olması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 167/1-b maddesinde şahsi cezasızlık sebebi olarak öngörülen “üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz” hükmü gereği sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 223/4-b maddesi gereği ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi;
2-Kabule göre de;
Sanığın, üzerine atılı mala zarar verme suçunu katılan ve kızı tarafından ikamet ettiği eve rızası dışında girilmesi ve buna engel olmaya çalışan akrabalarının yine katılan ve kızı tarafından basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmaları üzerine işlediği anlaşılmış olup, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.