YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14618
KARAR NO : 2016/2346
KARAR TARİHİ : 03.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 152/2-a, 53/1 maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl hapis cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın suç tarihinde kız arkadaşı olan şikâyetçi …’nın cep telefonuna gelen kısa mesajlara sinirlenerek, şikâyetçinin ikamet ettiği mülkiyeti katılan …’e ait olan eve yakarak zarar verdiğinin iddia edildiği somut olayda;
Sanığın üzerine atılı suçu kabule dayalı savunmasına, katılan ve şikâyetçi beyanlarına, olay tutanağına, olay yerine ilişkin fotoğraflara, keşif tutanağına, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı “nitelikli mala zarar verme” suçundan mahkumiyetine yönelik kabulde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak ;
1-5237 sayılı TCK’nın 152/2-a-son maddesinde yer alan “verilecek ceza iki katına kadar artırılır” fıkrasındaki “iki” ibaresinin, hükümden sonra, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesiyle “bir” şeklinde değiştirilmiş olmakla mahkemece bu hususta yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi ve yine Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/85 sayılı iptal kararı nazara alınarak 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili uygulamanın yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.