YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14705
KARAR NO : 2016/2256
KARAR TARİHİ : 02.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : TCK’nın 151/1, 152/2-a, 43, 52 maddeleri uyarınca: 6.000 TL. adli para cezası ve taksitlendirme ile mahkumiyetlerine ilişkin.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müşteki ile sanıkların daha önceden aralarında husumet bulunduğu, sanıkların 03.03.2008 tarihinde müştekinin …Köyü… mevkiindeki evinin camlarını birlikte kırdıkları, 06.03.2008 tarihinde bu kez aynı evin önünde park halindeki müştekiye ait traktöre yanıcı madde dökerek yakmak istedikleri, traktörün oturak ve kablolarının yandığı, bu suretle mala zarar verme suçunu işledikleri iddia olunan olayda, sanıkların inkar içeren savunmaları karşısında tutarlı ve istikrarlı müşteki beyanları, olay yeri inceleme tutanağı, fotoğraflar, olay yeri tespit raporu, olay yerinden alınan parmak izleri ile sanıkların parmak izlerinin aynı olduğunun tespit edildiği ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların zincirleme şekilde yakarak mala zarar verme suçunu işledikleri subuta erdiği anlaşılmakla, sanıkların mahkumiyeti yönündeki kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak ;
1-TCK’nın 152/2-a-son maddesinde yer alan “verilecek ceza iki katına kadar artırılır” fıkrasındaki “iki” ibaresinin, hükümden sonra, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesiyle “bir” şeklinde değiştirilmiş olmakla mahkemece bu hususta yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2-TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.