Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/17615 E. 2016/1323 K. 15.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17615
KARAR NO : 2016/1323
KARAR TARİHİ : 15.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : TCK’nın 152/1-a, 62, 58, 53/1-3 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
…Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın olay tarihinde elindeki çek pas sopası ile bahçe kapısı gözetleme camına vurarak kırdığı anlaşıldığından, yüklenen suçun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1- Sanığın gerek savunmasında, gerekse 05.09.2012 tarihli dilekçesinde, bir maddi zarar var ise bu zararı gidermeyi kabul ettiğini beyan etmesi, hükümlü olan sanığın beyanı alındıktan sonra …Cezaevinden Kırklareli E Tipi Kapalı Cezaevine nakledildiği ve UYAP kayıtlarına göre 07.09.2012 tarihinde … Kapalı Cezaevine alındığı, gıyabında atanan zorunlu müdafiiden haberdar olduğunun da dosya içeriğinden anlaşılamaması karşısında, sanığın atanan zorunlu müdafiiden haberdar edilmesi ve kırılan cam bedeli olarak 20 TL maddi zararın kendisine bildirilip ödemesi hususunda süre verilmesi hususları gözetilmeyerek savunma hakkı kısıtlanıp etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber,
maddenin (b) fıkrasında yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” şeklindeki ibarenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ve ayrıca TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması nedeniyle bu hususlar,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.