YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17868
KARAR NO : 2016/4740
KARAR TARİHİ : 18.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat …hakkında mala zarar verme suçundan bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların, iştirak halinde mağdura ait arı kovanlarını yakarak zarar verdikleri ve sanık …’in, mağdura hitaben “bu kovanları buradan kaldır yoksa sen bilirsin” şeklinde tehditte bulunduğundan bahisle atılı suçları işledikleri iddia edilen somut olayda;
1-Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan beraat kararına yönelik olarak;
Mağdurun maruz kaldığını iddia ettiği tehdit suçu nedeniyle 24/09/2012 tarihli beyanı ile şikayetten vazgeçtiğinin anlaşılması karşında; sanık …’e, şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususunun sorularak kabul etmesi halinde şikayete tabi olan sair tehdit suçundan hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık … hakkında mala zarar verme ve tehdit suçlarından kurulan beraat kararına yönelik olarak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.11.2007 tarih ve 248/251 sayılı kararı ile uyum gösteren Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere; mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve 1412 sayılı CMUK’nın 223/son maddesine paralel bir hüküm içeren 5271 sayılı CMK’nın 193/2. maddesinin ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağı ve derhal beraat kararı verilebilecek hallerle sınırlı olarak uygulanabileceği “iddianamede tarif edildiği şekli ile fiilin suç teşkil etmemesi ve fiilin suç olmaktan çıkarılması halleri” dışında dosyadaki deliller takdir edilerek beraat kararı verilebilmesi için mutlaka sanığın sorgusunun yapılmasının gerektiği gözetilmeden, toplanan deliller takdir edilerek beraatine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükümlerin sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 18/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.