YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2797
KARAR NO : 2015/3290
KARAR TARİHİ : 07.07.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’ün suç tarihinde kendisine ait … plakalı aracı ile olay yerinde karşılaştığı katılan …’ya ”param yok yolda kaldım kardeşim burada asker ona para vereceğim, İstanbul’a gideceğim.” diyerek 250 TL alıp karşılığında vereceğini beyan ettiği cep telefonunu da vermeden olay yerinden ayrılarak dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda ;
Sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
A- Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi ve teşhis yaptırılmamış olması karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanığın boydan net fotoğrafları temin edilerek kendisini dolandıran kişinin fotoğraftaki kişi olup olmadığı katılana teşhis ettirilmesi ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi,
B- Kabule göre de;
1-Sanık hakkında takdir edilen gün adli para cezasının karşılığı adli para cezasının hesaplanması sırasında uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi Kanun koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 30 gün olarak tayin edilmesi,
3- TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.07.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.