Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/282 E. 2015/1607 K. 14.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/282
KARAR NO : 2015/1607
KARAR TARİHİ : 14.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet, temyiz ve eski hale getirme taleplerinin reddine

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin tebligatın, tebliği sırasında sanığın başka adrese taşındığının tespit edilmesi üzerine yeni adresine yönlendirildiği ve bu adresten de sanığın taşınmış olması nedeni ile iade edildiği, mahkemece, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğatın, sanığın bilinen en son adresine gönderilmesi gerekirken daha önceki adrese tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmakla; yapılan tebligat usulsüz olup, sanığın eski hale getirme ve temyiz isteğinin haklı, temyizin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu anlaşılmakla; eski hale getirme konusunda karar verme yetkisi Yargıtay’a ait olup temyiz talebinin reddine ilişkin 09.08.2010 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olması nedeniyle ek karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede,
Katılanın muhasebe işlemlerini yürüten sanığın katılandan Bağ-kur kurumuna yatırmak üzere farklı tarihlerde aldığı paraları anılan kuruma aktarmayıp uhdesinde bulundurmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın, farklı tarihlerde ve birden fazla kez katılandan aldığı paraları uhdesinde bulundurduğunun sabit olduğu dikkate alınarak; 5237 sayılı TCK’nm 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü birden fazla ihlal etmek suretiyle ve değişik zamanlarda menfaat temin etmiş olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında ceza verilirken zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Muhasebeci olarak faaliyet göstermediğinden katılan ile hizmet ilişkisi kurmayan sanığın Bağ-kur kurumuna yatırılmak üzere katılandan aldığı paraları uhdesinde bulundurma şeklindeki eyleminden dolayı TCK’nın 155/1 uyarınca cezalandırılması gerekirken, suçun hukuki nitelendirilmesinde yanılğıya düşülüp yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.