Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/4271 E. 2015/7972 K. 10.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4271
KARAR NO : 2015/7972
KARAR TARİHİ : 10.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Katılan İrfan’ın kredi kartı borcunu yatırmak üzere …. Rize Şubesi’ne giden katılan …’ın, sıra beklediği esnada sanığın, Talha’nın yanına geldiği ve ne yaptığını sorduğu, Talha’nın kendisine para yatırmak için geldiğini söylediği, bunun üzerine sanığın “sizin oradan Murat diye birisi var galiba” dediği, bunu Talha’nın doğruladığı, bunun üzerine sanığın “dur onu bir arayayım” dediği, arar gibi yapıp Talha’nın yanından biraz uzaklaştığı, sonrasında “gel 3. katta eniştem var, sıra beklemene gerek yok, orada bu işi hallederiz” dediği, katılan Talha’nın bunu kabul etmesi üzerine birlikte yukarıya çıktıkları, bu arada sanığın katılandan parayı alarak gişeye doğru yaklaştığı ve arkasındaki katılana hitaben “2. kattaki beklediğimiz yerde bir kağıt var, onu al gel” diyerek aşağıya gönderdiği, sonra parayı alarak bankadan çıkıp uzaklaştığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında TCK’nın 53/1. maddesi uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de; hapis cezasının kanuni sonucu olan bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/383 E., 2011/644 K. sayılı kararı suç tarihinden sonra kesinleşmiş olup, tekerrüre esas olmadığı, başkaca bir tekerrüre esas sabıkasınında bulunmadığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK’nın Kanun’un 58. maddesinin uygulanması bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki tekerrür uygulamasının tamamen çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/12/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.