YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5249
KARAR NO : 2016/1374
KARAR TARİHİ : 16.02.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık hakkında TCK’nın 158/1-f-son, 35/2, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 6.400 TL adli para cezası ile resmi belgede sahtecilik suçundan ise TCK’nın 204/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’nun, suç tarihinde… Yapı Ltd. Şti.’nin ortağı olan mağdur … ile yaptığı telefon görüşmesinde laminant parke siparişi verdiği ve karşılığında üç adet toplam bedeli 48.000 TL olan sahte çekleri aynı gün tanık …’ye kapalı zarf içerisinde verip mağdura gönderdiği, mağdurun durumdan şüphelenip çekleri sorgulattığında çeklerin sahte olduğunu öğrendiği anlaşıldığından resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 158/1,f,son maddesi gereğince haksız menfaat miktarının üç çek bedeli toplamı 48.000 TL ve haksız menfaatin iki katının 96.000 TL olması dikkate alınarak temel cezanın bu miktardan az olmayacak şekilde ”4800 gün adli para cezası” olarak belirlenmesi ve 5237 sayılı TCK’nın 52. madde gereğince; 1 gün karşılığı 20 TL üzerinden hesaplanarak 96.000 TL adli para cezası ile cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, isabetsiz bir şekilde haksız menfaat miktarı 480 gün olarak belirlenmek suretiyle sonuç olarak 6.400 TL adli para cezasına hükmedilerek 57.600 TL eksik adli para cezası tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının uygulanması zorunluluğunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 16/02/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.