Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/6011 E. 2016/2744 K. 10.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6011
KARAR NO : 2016/2744
KARAR TARİHİ : 10.03.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma, dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın aşamalarda alınan beyanlarından, katılanla aralarındaki hukuki ilişkinin sadece …. Noterliği’nin 08.02.2007 tarihli 01340 nolu satış vaadi sözleşmesine konu olan taşınmaz olduğu, aralarında başka hiçbir alacak verecek ilişkisinin gerçekleşmediği ve taşınmazın noter satımından önce katılandan 60.000 TL aldığı yönündeki beyanı, …Noterliği’nin 08.02.2007 tarihli 01340 nolu satış vaadi sözleşmesinde taşınmazın 145.000 TL bedelle katılana satıldığı ve satım bedelinin 70.000 TL’sinin katılandan peşin aldığı, geri kalan miktarlar içinde 25.02.2007 vade tarihli 30.000TL, 25.03.2007 vade tarihli 30.000 TL ve 25.04.2007 vade tarihli 15.000 TL senet düzenlendiğine ilişkin kayıtları, katılanın senetlerin 45.000 TL’lik kısmını bankaya yatırdığına dair banka kayıtları, tanıklar … ile …’in; katılanın sanığa elden ödeme yapması nedeniyle miktarını ve içeriğini bilmedikleri bir senedin sanık tarafından yırtılarak kül tablasına konduğu yönündeki beyanları ile sanığın 25.04.2007 vade tarihli ve 15.000 TL ve 25.02.2007 vade tarihli ve 30.000 TL bedelli senetlerin tahsili için bankaya verdiği halde 25.03.2007 vade tarihli ve 30.000 TL’lik bir senedi bankaya neden vermediğini izah edemediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla;
25.05.2007 tanzim tarihli ve 10.07.2007 ödeme tarihli 85.000 TL’lik senetteki yazıların sanığın veya katılanın el ürünü olup olmadığına dair bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun TCK’nın 209.
maddesi uyarınca açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilmeden eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.