YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/613
KARAR NO : 2015/1476
KARAR TARİHİ : 12.05.2015
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun şikayetçiye ait terzi dükkanında çalıştığı, olay günü şikayetçinin bir tanıdığının avukata teslim edilmesi için vermiş olduğu 150 TL parayı avukata teslim etmesi için suça sürüklenen çocuğa verdiği, suça sürüklenen çocuğun parayı teslim etmeyerek uhdesine geçirdiği ve sonrasında bir daha işyerine gelmediği, bu suretle suça sürüklenen çocuğun hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul olunan olayda;
Suça sürüklenen çocuk hakkında mahkemesince 29/09/2010 tarihli sosyal inceleme raporu aldırılmış olduğundan tebliğnamedeki gerekçe gösterilmeksizin sosyal inceleme raporu aldırılmaması nedeniyle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 50/1-f maddesinde, gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya karar verilebileceği belirtilmesine rağmen, suça sürüklenen çocuğun gönüllü olup olmadığı sorulmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 100 gün olarak tayin edilmesi,
3-Suça sürüklenen çocuğa verilen gün para cezası adli para cezasına çevrilirken uygulanan kanun maddesinin kararda gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/05/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.