YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6718
KARAR NO : 2016/483
KARAR TARİHİ : 21.01.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Nitelikli dolandırıcılık: TCK’nın 158/1-f, 52/2, 53/1 maddelerine göre 4 yıl hapis cezası, 60.000 TL adli para cezası, hak yoksunluğu.
Resmi belgede sahtecilik: TCK’nın 204/1, 53/1. maddelerine göre 2 yıl 6 ay hapis cezası, hak yoksunluğu.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, suça konu çalıntı çekleri ele geçirip unsurları tam olacak biçimde doldurtup alışveriş sırasında katılana ciro ederek mal bedeli olarak vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda;
Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suça konu çeklerin keşidecisi …’ın çeklerin çalındığını ve bu konuda ihbarda bulunduğunu belirtmesi ve çeklerdeki ilk ciranta olarak O…. Ç…. adlı bir kişinin olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; çalıntı ihbarına ilişkin tüm belgelerin getirtilerek ihbarın sonucunun araştırılması, sanıkla alışveriş yaptığını belirten çek hamili katılan … ile sanık yüzleştirilerek veya sanığın teşhise elverişli fotoğrafları katılana gösterilerek suça konu çeklerin bu kişi tarafından verilip verilmediğinin saptanması, suça konu çeklerde ilk ciranta olarak gözüken O…. Ç….’nun gerçek kişi olup olmadığı, gerçek kişi ise bu kişinin tanık olarak çağrılarak çekleri kimden ve hangi hukuki ilişkiye istinaden aldığı hususlarının sorulması ve çekteki sanığa ait imza dışındaki diğer yazı ve imzaların bu kişiye ait olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu aldırılması, yine işyerini sanığa devrettiğini söyleyen M…. T….’dan işyerinin devrine ilişkin belge ve bilgi istenerek işyerinin hangi tarihte sanığa devredildiği ve buna göre suça konu çeklerin işyerinin devrinden önce mi yoksa sonra mı katılana verildiğinin saptanmaya çalışılması, ciro imzasının sanığa ait olduğuna dair bilirkişi raporu CMK’nın 209. maddesi gereğince sanığa okunup diyeceklerinin sorulması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.