Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/7874 E. 2016/3961 K. 04.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7874
KARAR NO : 2016/3961
KARAR TARİHİ : 04.04.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde katılan …’ın oğlu Cenk’e bir taşınmaz almak için emlakçı aracılığıyla sanıkla irtibata geçtikleri ve tarafların Kadıköy ilçesi, ….Mahallesi 106 pafta 1176 ada, 29 parselde kayıtlı olan 16 nolu dairenin satımı konusunda 855.000 TL’ye anlaştıkları, olay tarihinden önce sanığın taşınmaz üzerinde haciz olduğunu belirterek katılan …’dan 90.000 TL nakit para aldığı, olay tarihinde sanığın hacizlerin kaldırıldığına ilişkin bir yazıyla birlikte ….Tapu Müdürlüğünde katılan …’la buluştukları, bahsi geçen müzekkerede İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2004/1489 E sayılı takip dosyası nedeniyle taşınmaz üzerindeki hacizlerin kaldırıldığının belirtildiği, bu belgeyi tapu müdürlüğünde çalışan personele ibraz ettikleri, tapu çalışanlarının İcra Müdürlüğüne ulaşamadıkları, bunun üzerine sanığın satış işlemlerinin devamını sağladığı ve katılan …’ın satış işlemi konusunda arta kalan meblağı ödediği, ancak taşınmaz üzerindeki hacizlerin kaldırılmadığı ve haczin kaldırıldığına ilişkin belgenin sahte olduğunun ortaya çıktığı, bu şekilde sanığın kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan olayda;
1-Sanığın, taşınmaz üzerindeki haczi kaldırmak için katılan …’dan 90.000 TL para almasına rağmen, taşınmaz üzerinde haczi kaldırmadığı ve taşınmaz haczinin kaldırıldığına ilişkin sahte belgeyi Tapu Müdürlüğüne sunduğu, Tapu Müdürlüğünde görevli personelinin haczin fekkini tahkik etmek istediği, ancak icra dairesine ulaşamadığı, bunun neticesinde taşınmaz satışının hacizli olarak gerçekleştiği, ancak bu devir esnasında katılanın, sanığın sunmuş olduğu belge nedeniyle haczin kalktığı düşüncesiyle bu alım işlemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak

suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyeti yerine oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kabule göre de;
2-1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.