YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8479
KARAR NO : 2016/5929
KARAR TARİHİ : 09.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet (TCK’nın 155/2, 62/1, 52/2-4, 51, 53/1. maddesi uyarınca, 1 yıl 11 ay 10 gün erteli hapis cezası, 6.320 TL adli para cezası, taksitlendirme ve hak yoksunluğu)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanlara ait akaryakıt istasyonunda ön muhasebe sorumlusu olarak çalışan sanık … ile pompa görevlisi olarak çalışan sanık …’nin günlük olarak yapılan nakit satışı daha az, kredi kartı ile yapılan satışı da daha çok göstererek aradaki farkı uhdelerinde tuttukları iddia ve kabul olunan olayda; sanıkların eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıkların 2007 yılı ile 2010 yılı arasında aynı suç işleme kararının icrası kapsamında katılanlara karşı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu bir çok kez işlediklerinin anlaşılması karşısında sanıklar hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmamış olması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı
doğrultusunda uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber, maddenin (b) fıkrasında yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” şeklindeki ibarenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle bu husus,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK’nın 53/1. maddesinin (b) bendinin uygulanmasına ilişkin kısımdaki “ile diğer siyasi hakları kullanmasından” ibaresinin tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.