YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8587
KARAR NO : 2016/6514
KARAR TARİHİ : 24.05.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Resmi belgede sahtecilik suçundan; TCK’nın 204/1-3, 43/1, 53/1 maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası, nitelikli dolandırıcılık suçundan; TCK’nın 158/1-d, 52/2-4, 53/1 maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 25.000 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılanlardan … adına kayıtlı olup kiralaması için oto kiralama işi ile uğraşan ağabeyi katılan …’a bıraktığı aracı, kendisini “…” olarak tanıtıp, bu kişiye ait kimlik bilgileri ile kiraladığı,daha sonra kendisini “…” olarak tanıtarak ve onun adına tamamen sahte olarak tanzim edilmiş sürücü belgesini de kullanarak aracın 25.000 TL’ye satışı hususunda katılan … ile anlaştığı, aracın vergi borcu nedeniyle devredilememesi üzerine sanığın, acilen ayrılması gerektiğini söyleyerek katılan …’in arkadaşı olan katılan …’e, araç sahibi katılan … adına düzenlenen sahte sürücü belgesini kullanarak aracın satış yetkisini içeren vekaletname verdiği ve katılan …’den 21.000 TL para alıp, 4.000 TL’yi de vergi borcu için yatırmasını söyleyerek ayrıldığı anlaşıldığından nitelikli dolandırıcılık ve zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber, maddenin (b) fıkrasında yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” şeklindeki ibarenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle bu husus,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK’nın 53/1. maddesinin (b) bendinin uygulanmasına ilişkin kısımdaki “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.