YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/90
KARAR NO : 2015/1383
KARAR TARİHİ : 11.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, başka yerlerden satın aldıkları altınları eritip bilezik haline getirerek kilitleri üzerlerine de “…” isminde gerçekte bulunmayan marka ve 22 ayar altın olduğuna dair ibareyi vurduktan sonra aslında ayarı çok düşük olan bilezikleri her bir şikayetçiye değerinden yüksek fiyata satarak haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanıkların savunmalarına, katılanların ve şikayetçilerin beyanlarına, teşhis tutanaklarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların, kuyumculuk yapan şikayetçilere ellerindeki ayarı düşük olan altın bilezikleri 22 ayarmış gibi numaralandırıp yanıltarak satmak suretiyle haksız çıkar sağlamaları şeklinde sabit görülen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mağdurlar Şerif ve Hüseyin’e yönelik eylemleri nedeniyle sanıklar haklarında adli para cezası ile ilgili yapılan uygulamada; temel ceza 5 gün adli para cezası olarak belirlenip, indirimler bu miktar üzerinden yapıldıktan sonra sanıkların, 1 gün adli cezası ile cezalandırılması, aynı Kanun’un 52/2 maddeleri gereğince verilen 1 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere sonuç olarak 20.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken isabetsiz gerekçelerle adli para cezası verilmesine yer olmadığına dair kararlar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılanlara satıldıktan sonra bilirkişi incelemesi kapsamında katılanlardan muhafaza alınan altın bileziklerin yargılama sonunda katılanlara iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, katılanların ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, hükmün müsadereye ilişkin bölümündün; katılanlardan teslim alınan bileziklerle ilgili kısımların çıkartılıp, yerlerine “bilirkişi incelemesi kapsamında katılanlardan muhafaza altına alınan altın bileziklerin katılanlara iadesine” şeklinde yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.