YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6879
KARAR NO : 2016/4768
KARAR TARİHİ : 18.04.2016
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar … ve … haklarında, katılanlara yönelik eylemlerinden dolayı mahkumiyetlerine dair … 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 12.09.2011 tarihli ve 2008/366 esas, 2011/210 karar sayılı ilamı aleyhine sanıklar müdafiilerinin vaki temyiz talepleri üzerine dava dosyası, onanması düşüncesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/53733 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 21.10.2015 tarih ve 2015/4297 Esas, 2015/5482 Karar sayılı ilamıyla adı belirtilen sanıklar haklarında katılanlara yönelik eylemlerinden dolayı kararlar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanık …’un, katılan …’a yönelik eylemi nedeniyle hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin bir karar verilmediğini; ve ayrıca sanık …’in, hüküm tarihinden sonra 16/05/2012 tarihinde vefat etmiş olmasına rağmen ilamın 1.bendinin son paragrafında ”sanık … müdafiinin de temyiz itirazlarının reddedildiğinden bahsedilmek suretiyle ölmüş olan sanık … hakkında da bir karar verilmiş gibi bir sonuç çıkarıldığı belirterek sanık … hakkında katılan …’a yönelik eylemleri ile ilgili de bir karar verilmesi ve ayrıca Dairemizin mezkur ilamının 1. bendinin son paragrafında yer alan ”… müdafiinin” ibaresinin ilamdan çıkartılması suretiyle yapılan yazıma ilişkin maddi hatanın da düzeltilmesi taleplerinde bulunması üzerine, dava dosyası dairemize gönderilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2016 tarihli dilekçesinde ileri sürülen düzeltme taleplerine ilişkin düşünceler yerinde görülerek daha önce verilen mezkur karar aşağıdaki şekilde düzeltilmiştir.
1-Sanık …’in hüküm tarihinden sonra 16.05.2012 tarihinde vefat ettiğinin UYAP sistemi aracılığıyla MERNİS’ten temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle daha önceki ilamımızda bozulmasına karar verildiğinden; 21.10.2015 tarihli ilamımızın 1. bendinde sair temyiz itirazlarının ret paragrafının son kısmında ”sanık … müdafii” kısmının yazıma ilişkin maddi hata olarak kabulü ile ilamdan çıkartılması suretiyle mezkur ilamın DÜZELTİLMESİNE,
2-Hakkında verilen mahkumiyet hükümleri dairemiz tarafından incelenerek karar verilen diğer sanık … ve hükümden sonra vefat ettiği anlaşılan sanık …’in, birlikte hareket ederek katılan …’a ait … plakalı aracı, 10.300 TL’ye satın alma konusunda pazarlık yapıp anlaştıktan sonra araç bedeli karşılığında, karşılıksız olduğunu bildikleri 10.11.2006 keşide tarihli, keşidecisi … olan ve 13.500 TL bedel içeren çeki katılana verdikleri ve sanık … adına satış yetkisini içeren vekaletname düzenlenmesini katılandan istedikleri, katılanın, bu sanıklar ile birlikte hareket eden sanık … adına vekaletname çıkardığı, katılan tarafından söz konusu çekin bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız olduğunun tespit edilmesi üzerine, sanığa ulaşılamadığı ve şikayetçi olması üzerine sanığın yakalandığı, bu şekilde sanığın haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanık …’un eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1.f,son maddesinde düzenlenen ”Banka veya diğer kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturacağı ve sanığın bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek basit dolandırıcılık suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 18.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.