YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7655
KARAR NO : 2016/6244
KARAR TARİHİ : 12.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Sanık … için, TCK’nın 151/1, 53/1, 58/6 maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası,
Sanık … için, TCK’nın 151/1, 168/2, 62/1, 52, CMK’nın 231/5 maddeleri uyarınca 1000 TL adli para cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Bozma (Sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmü)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların mağdur …’a ait aracın direksiyon kutusunu kırıp aracı düz kontak yaptırmak amacıyla kabloları koparmak suretiyle arabayı hırsızlayıp götürdükleri ve mala zarar verme suçunu işledikleri iddia ve kabul olunan somut olayda;
1- Sanık …’ın temyiz istemine yönelik olarak;
Sanığın yokluğunda verilip hükümlü olarak bulunduğu cezaevinde yöntemine uygun biçimde 26.04.2013 tarihinde tebliğ edilen mahkumiyet hükmünü, yasal süresi geçtikten sonra 25.07.2014 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanığın temyiz isteminin REDDİNE,
2- Cumhuriyet savcısının temyiz istemine gelince;
a) Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden;
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı Kanun’un 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından, CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın bu karar yönünden incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
b)Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden;
Sanık tarafından mağdura ait aracın çalınması sırasında düz kontak yapılması için zorunlu olarak direksiyon kutusunun kırılması ve kablolara zarar verilmesi suretiyle çalınmak istenen malın aynına zarar vermekten ibaret eylemin ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeyerek yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kabule göre ise,
Diğer sanık … için mağdurun zararını kovuşturma evresinde gidermesi nedeniyle TCK’nın 168/2. maddesinin sanık … hakkında uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.05.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.