YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2770
KARAR NO : 2012/1441
KARAR TARİHİ : 27.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin tüm aidatlarını ödediği halde A Blok Zemin Kat no 10’da bulunan bağımsız bölümün tapusunun kendisine verilmediğini oysa diğer üyelere 1988 yılında inşaatların tamamlanmasından itibaren tapularının verildiğini ileri sürerek, müvekkiline kur’ada isabet eden bu dairenin kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava tarihi itibarıyla hak düşürücü süre ve zamanaşımının dolduğunu, dava değerinin düşük gösterildiğini, davacının kooperatife karşı aidat borcu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2007/15117 Esas ve 2009/4069 Karar sayılı kararı ile, kooperatifin tüm defter ve kayıtları, genel kurul tutanaklarının celbedilerek davacının kooperatife borcu olup olmadığının tespiti, borcu olduğu takdirde davanın reddine karar verilmesi, ayrıca dava konusu taşınmazın değeri üzerinden harç alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının üyesi olduğu kooperatife karşı tüm borçlarını ödediği, kur’a çekiliş tutanağına göre kendisine isabet eden konutun fiilen tasarrufun da olduğu ve eksik harcı da tamamladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.