Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2011/395 E. 2011/1601 K. 14.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/395
KARAR NO : 2011/1601
KARAR TARİHİ : 14.11.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
İSTEMCİ :
MÜDAHİLLER :

İstemcinin iflasın ertelenmesi talebi üzerine verilen hükmün bozulmasına ilişkin olarak Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 08.12.2010 günlü 2010/9500 Esas 2010/13973 Karar sayılı ilamının karar düzeltme istemci şirket vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
-K A R A R-
İflasın ertelenmesini talep eden vekili, cam ve türevleri konusunda faaliyette bulunan müvekkilinin ekonomik kriz nedeniyle borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerin uygulanmasıyla borca batıktan kurtulmasının mümkün olduğunu ileri sürerek, iflasın ertelenmesini talep etmiştir.
Müdahiller, yasal şartları olmayan iflas erteleme talebinin reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iflasın bir yıl süre ile ertelenmesine dair verilen karar müdahil Türkiye Kalkınma Bankası vekilinin temyiz İstemi üzerinde Yargıtay Yüksek 19. Hukuk Dairesi’nin 8. 12. 2010 günlü ilamı ile bozulmuştur.
Bu kez, iflas erteleme isteyen şirket tarafından karar düzeltme talep edilmektedir.
1-Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre istemci vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme taleplerinin reddi gerekmiştir.
2- 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK nun 266. maddesi “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.” şeklinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı Kanun’un 270. maddesinde ise bilirkişilik görevini kabul ile yükümlü olanlar sayılmıştır.
6100 Sayılı Kanun’un 266. maddesi gereğince, mahkeme sadece çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşüne başvurabileceğinden ve hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda hukukçu bilirkişiye başvuramayacağından, karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma ilamının 1. bendinin 2. paragrafının 2. satırında yer alan “en az bir hukukçu bilirkişiyle” tümcesinin kaldırılarak, yerine “muhasebe, mali analiz ve bilanço konularında üniversitelerden seçilecek uzman bir bilirkişi ile” cümlesinin eklenmesi suretiyle, yerel mahkeme kararının değişik gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle iflas erteleme isteyen şirket vekilinin, diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 8.12.2010 gün 2010/9500 Esas 2010/13973 Karar sayılı ilamının 1. bendinin 2. paragrafının 2. satırında yer alan “en az bir hukuk bilirkişiyle” tümcesinin kaldırılarak, yerine” muhasebe, mali analiz ve bilanço konularında üniversitelerden seçilecek uzman bir bilirkişi ile” cümlesinin eklenmesi suretiyle yerel mahkeme kararının değişik bu gerekçe ile kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.