Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2012/4970 E. 2012/7311 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4970
KARAR NO : 2012/7311
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen alacak davası sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 27.04.2012 gün ve 2011/2671 Esas, 2012/3170 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
– KARAR –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken 18.02.2008 tarihinde istifa ettiğini, 2008 yılına ait bilançonun davalının 05.04.2009 tarihli genel kurulunda onaylandığını, davacının istifasından hemen sonra ve bilançonun görüşülmediği 11.05.2008 tarihli genel kurulda alınan 3 yıl erteleme kararının usulsüz olduğunu ve istifa eden ortaklar yerine yeni ortakların alındığını ileri sürerek, ıslah dilekçesiyle birlikte toplam 186.400,00 TL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ayrılan ortaklara yapılacak ödemelerin 3 yıl süre ile ertelenmesine dair kararın hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.05.2010 tarih ve 3164 E, 5177 K sayılı ilamı ile “…davalı kooperatiften 18.02.2008 tarihinde 48 ortağın istifa ettiği ve bunun üzerine kooperatif genel kurulunun 11.05.2008 tarihli toplantısı ile erteleme yolunda karar alındığı, alınan bu kararın davacı dahil 48 ortakla ilgili olduğu çekişmesizdir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi tarafından bilançonun kabul tarihi olan 05.04.2009 tarihi itibariyle, ayrılan ortaklara ödeme yapılması halinde kooperatifin hayatiyetini tehlikeye düşüreceği tespit edilmiştir. Kooperatifin en yetkili organı olan genel kurulun 48 ortağın ayrılma hususunu nazara alarak erteleme kararı aldığı ve bilançonun onaylandığı genel kurulda da bu karardan dönülmesine ilişkin bir karar alınmadığına göre, erteleme kararının davacıyı da kapsadığının kabulü gerekir. Mahkemece bu husus nazara alınarak karar vermek gerektiği …” sonucuna varılarak bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 27.04.2012 tarih ve 2011/2671 E, 2012/3170 K sayılı ilamı ile onanmıştır.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve özellikle kesinleşen bozma ilamına uyularak verilmiş olmasına göre, HUMK’nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına ve takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.