YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6721
KARAR NO : 2013/134
KARAR TARİHİ : 16.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının noter kanalı verdiği istifa dilekçesinin kooperatifçe kabul edilmediğini, bu hususun davalıya bildirildiğini, ortaklığı devam eden davalının aidat borçlarını ödememesi üzerine başlattıkları ilamsız icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan …. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kooperatifin davalıdan, kooperatif genel kurullarında alınan ve iptale uğramayan aidat, sigorta ve akaryakıt gibi araç giderlerinden dolayı takip tarihi olan 30.05.2006 tarihi itibari ile 2.659,07 TL alacaklı olduğu, alacak kalemleri ile ilgili uygulanacak faiz kararı bulunmadığından yasal faiz uygulanması gerektiği ve alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.659,07 asıl alacak üzerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına, icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle hükümde faizin başlangıç tarihi yazılı değil ise de, takibin devamına denildiğinden faizin takip tarihinden itibaren başlayacağının açık bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Takip konusu alacağın bir kısmı sigorta ve akaryakıt olmak üzere araç giderleri, bir kısmı da genel kurul kararlarına dayalı aidat alacağı olup. genel kurul kararlarının kesinleşmesi halinde katılmasalar dahi bu kararlar tüm üyeler için bağlayıcı olduğundan ve bu kararların ortaklara ayrıca tebliği gerekmediğinden alacağın bir bölümünün davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir yani likit alacak niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Mahkemece, takip konusu alacak kalemleri yönünden dayanağı olan genel kurul kararları da getirtilerek, genel kurul kararlarına dayalı alacak kalemlerinin ayrı ayrı tespiti, bu miktarın davalı üye yönünden likit nitelikte olduğunun kabulü ile itirazın haksızlığı belirlenen miktar dava tarihi itibariyle belirlenip, davacı yararına İİK’nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 16.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.