YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/72
KARAR NO : 2012/406
KARAR TARİHİ : 25.01.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif kredi borcundan kaynaklı menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının yaptığı icra takibine dayanak senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmayıp sahte olduğunu, kooperatif müdürünün sahtecilik suçundan Ağır Ceza mahkemesinde yargılandığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, takibe konu senetlerin yasa gereği ilam mahiyetinde olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişice yapılan imza incelemesine göre, 1859, 1860, 1857, 1862, 1620,1004 no.lu senetlerdeki imzaların davacıya ait olmadığından, diğer takibe dayanak senetlerdeki imzaların ise davacıya ait olması nedeniyle hesap bilirkişisinden alınan rapor hükme esas alınarak, davacının takip tarihi itibariyle 4.663,00 TL borçlu olduğu sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, borçlu olunmadığının tesbiti istemidir.
Mahkemece verilen karar yeterli incelemeye dayanmadığı gibi uygulamada tereddüte yol açacak niteliktedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu da yetersizdir. O halde mahkemece yapılacak iş, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp davacının ibraz ettiği ödeme makbuzları da teker teker değerlendirilerek gerektiğinde kooperatif kayıtları da getirtilip üzerinde inceleme yapılarak ve yapılacak incelemede ödeme makbuzlarının vade tarihlerine değil tanzim tarihlerine göre değerlendirilmesi, kooperatifin aksi yönde savunması olması halinde bu yön üzerinde de durulması gerekir. Ayrıca 1858 numaralı senedin takip talebinde yer almadığı halde hükümde de gözetilmesi doğru olmadığından bu hususun nazara alınması, icra takibi hem anapara hem faiz gözetilerek yapıldığından reddedilen senetlere ilişkin anapara ve faizin de ayrı ayrı değerlendirilmesi ve bu arada BK 84 maddesinin de nazara alınması da gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.