YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8371
KARAR NO : 2014/1048
KARAR TARİHİ : 14.02.2014
MAHKEMESİ : İzmir (Kapatılan)10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 20/11/2012
NUMARASI : 2012/555-2012/291
Taraflar arasındaki iflas kararını tanıma ve tenfiz davasının yapılan yargılaması sonucunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen kesin kararın kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı’nın talebi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
İstemci vekili, müvekkilinin Almanya’da yaşadığını ve hakkında Braunschweig Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11.4.2011 gün ve 273 IK 130/11 sayılı kararla iflas kararı verildiğini, kararın 31.5.2011 günü kesinleştiğini ileri sürerek, iflas kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece somut olayda 2675 sayılı MÖHUK’un 34 ila 41 inci maddelerindeki koşulların bulunduğu gerekçesiyle tanıma ve tenfiz kararı verilmiştir.
Karar, temyiz edilmeden kesinleşmiştir.
İstem tarihinde yürürlükte bulunan ve somut olay bakımından uygulanması gereken 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un “Tanıma”yı düzenleyen 58 inci maddesinin (1) sayılı bendine göre, tanıma için aynı Yasa’nın “Tenfiz”i düzenleyen 54 üncü maddesinde aranan koşullardan 1/a bendi dışındakilerin bulunması gerekir. Belirtilen maddenin 1/c bendinde de tanınması istenen kararın Türk kamu düzenine aykırı olamayacağı hususu net biçimde gösterilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 43 üncü maddesine göre ancak Türk Ticaret Kanunu’na göre tacir sayılan ya da tacirler hakkındaki hükümlere tâbi olanlar ile tacir olmadıkları halde, özel yasalara göre iflasa tâbi tutulan kimselerin iflasına karar verilebilir; bu husus Türk kamu düzeni ile ilgilidir.
İstemci tacir olmayıp, hakkında Almanya’da verilen iflas kararının tanınması talebinin reddine karar verilmek gerekirken, hatalı değerlendirme ve yürürlükte bulunmayan bir Yasa’dan bahisle tanıma ve tenfiz kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin kabulü ile HUMK’nun 427/7. maddesi gereğince hükmün kanun yararına ve hukuki sonuçları kalkmamak koşuluyla BOZULMASINA, aynı yasanın 427/son maddesi uyarınca kararın bir örneğinin Resmi Gazetede yayınlanması için Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 14.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.