YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4604
KARAR NO : 2015/3897
KARAR TARİHİ : 25.05.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan hizmet alımı sözleşmeleri uyarınca müvekkilinin üstlendiği hizmeti eksiksiz olarak ifa ettiğini, 5510 sayılı Kanun’nun 81/ı maddesi kapsamında % 5 oranında iş veren teşvikine hak kazandığını, hak ediş bedellerinin tarafça keşide edilen faturalarda ancak mahsup göstermek suretiyle ödeyeceklerini ileri sürmesi üzerine müvekkilince faturalarda bu miktarların mahsup edildiğini, mahsubun haksız olduğunu ileri sürerek, kesilen 100.163,52 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili idarenin işleminin kamu ihale genel tebliğine dayanmakta olduğunu, söz konusu pirim indirimi uygulamasının 01.03.2011 tarihinde ortadan kaldırıldığından bu tarihten önce yapılan kesintilerin hukuka uygun olarak yapldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında faturlalar ve yapılan indirim miktarı yönünden bir uyuşmazlık bulunmadığı, taraflar arasındaki hizmet alımlarına ilişkin sözleşmenin 14-1 maddesinde mali yükümlülüklerin azalması durumunda ne şekilde hareket edileceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı, davalının kesintilere dayanak yaptığı sözü edilen tebliğin daha sonra yürürlüğe girdiği gibi konuyla ilgili kanun hükmene de aykırı olduğu, sözleşmenin 14/2. maddesinde belirtilenin aksine kesintiye konu yapılan miktarın fiyat farkına ilişkin olmayıp, hazine tarafından davacı şirket yararına sağlanan indirim ile ilgili olduğu, sigorta ödemelerinde devletin sağladığı ek katkının hukuka uygun olmayan bir takım gerekçelerle davalı idare menfatine yorumlanarak davacının hak edişinden kesinti yapılmasının haksız oluduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle,davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.