YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8377
KARAR NO : 2015/6292
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
MAHKEMESİ : Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2014
NUMARASI : 2013/238-2014/198
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı kurum arasında ihaleler neticesinde özel güvenlik hizmet alımı işi ile ilgili sözleşmeler imzaladığını, müvekkil şirketin bünyesinde çalıştırdığı işçilerinin primlerini 5510 sayılı Kanunun 81. maddesine göre SGK’ya yatırdığını, müvekkil şirketin, söz konusu muafiyetten yararlanmak için gerekli olan tüm şartları taşımasına rağmen kanundan doğan indirime ilişkin tutarı davalı idarece hak edişlerden kesilmek suretiyle müvekkil şirkete ödenmediğini ileri sürerek müvekkil şirketin hak edişlerinden kesilen miktarın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, yapılan işlemin hukuka ve usule uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce, davanın Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kapsamında tahsil edilen %5 oranındaki prim kesintisinin iadesine yönelik sebepsiz zenginleşme davası niteliğinde olduğu, bu davanın ticari nitelikte bir dava sayılmasının mümkün bulunmadığı davanın ticari nitelikte olmadığı, genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1)Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkindir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde, mülga 6762 sayılı TTK’da olduğu gibi her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu düzenlenmiştir. Taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesi, her iki tarafın ticari işletmesini de ilgilendirmektedir. Bu bilgiler ışığında, tarafların tacir olduğu, buna göre davanın dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesi uyarınca nispi ticari dava olduğu, TTK’nın 5/3. ve geçici 9. maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenler bozulması gerekmiştir.
2)Bozma neden ve şekline göre, davacı ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün resen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.