YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/237
KARAR NO : 2016/1370
KARAR TARİHİ : 07.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften dükkan satın aldığını, tüm satış bedelini ödemesine rağmen taşınmazın müvekkiline teslim edilmediğini, başvuruların sonuçsuz kalması üzerine noterden taşınmazın tapu devri ve teslimi ile geciken ayların kirasının ödenmesi hususunda kooperatife ihtarname keşide edildiğini ancak davalının herhangi bir gecikme olmadığı yönde olumsuz cevap verdiğini, davalının teslim edimini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, taşınmazın tesliminde 15 ay gecikildiğini, taşınmazın emsal kiralarının aylık 1.500,00 TL olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalarak şimdilik 10.000,00 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkil kooperatifin 1651 no’lu üyesi olduğunu, kooperatiflerde taşınmazların üyelere teslimi konusunda herhangi bir taahhütte bulunulamayacağını, müvekkili kooperatifin de davacıya işyerinin teslimi ile ilgili herhangi bir tarih taahhüdü olmadığını, davacının halihazırda kooperatife borcu bulunduğunu, kooperatifte inşaatların halen devam ettiğini ve ferdileşmeye geçilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, uyulan Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; kesin delil niteliğinde bulunan yemin teklifini davalı vekilinin kabulden ve yeminden kaçınması gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geç teslimden dolayı talep edilen kira tazminatına ilişkindir.
Mahkemece daha önce davanın kabulüne dair verilen hüküm Dairemizce ” davalı kooperatifin yaptırdığı taşınmazların kesin bir tarihte tesliminin taahhüt edildiğine dair geçerli bir genel kurul kararı veya sözleşme bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılmadığı gibi Kooperatifler Kanunu’nun 23. maddesindeki ” eşitlik ilkesi “uyarınca diğer ortaklara taşınmazların teslim edilip edilmediği hususunda herhangi bir inceleme yapılmadığı” nedenlerinden ötürü bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde sadece davalı tarafça yemin eda edilmemesi sebebiyle hüküm kurulmuştur.
Bu itibarla, öncelikle daha önce bozma ilamında belirtilen hususlar tek tek irdelenerek, bu hususta tüm genel kurul kayıtları getirtilip ödemelerle ilgili varsa banka kayıtları da birlikte değerlendirilip davacının konumunda bulunan diğer üyelere teslim yapılıp yapılmadığı, yapılmış olan varsa bunlara kira ödemesi yapılıp yapılmadığı hususları üzerinde durularak Kooperatifler Kanunu’nun 23. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesi de gözetilmek suretiyle kooperatifler konusunda uzman bir bilirkişi heyeti oluşturularak daha önce alınan bilirkişi raporuna karşı itirazları da karşılayacak şekilde açıklamalı gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak, alınacak olan raporda zaten gecikme tazminatına hak kazanıp kazanmadığı resmi belgelerle belirleneceği de gözönünde bulundurularak oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.