Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2015/2643 E. 2016/113 K. 14.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2643
KARAR NO : 2016/113
KARAR TARİHİ : 14.01.2016

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, sözleşme ile davalının hizmet alımı işini üstlenen müvekkilinin, hak edişinden haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek, 10.382,54 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin, 5510 sayılı Kanunu’un 81. maddesinde getirilen düzenlemeden yararlanma şartlarını taşıdığı, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primlerinden işverenin sorumlu olduğu %5’lik kısmının Hazine tarafından karşılandığı halde ihale makamı olan davalı kurumun Hazinece karşılanan %5’lik kısmı davacı şirketin hak edişinden kesmesi, bu teşviki ortadan kaldıracağı gibi, kanunun düzenlemesini de uygulanamaz hale getireceği ve bu uygulamanın kanunun amacıyla da bağdaşmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.382,34 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tacir olan taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak hak edişten yapılan kesintinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tacir olup, davalı … de 233 sayılı KHK’ya göre kamu iktisadi teşebbüsü olup, dolayısıyla tacir sıfatını taşımaktadır. Her iki tarafın tacir olduğu ve ticari işletmesinden doğan hukuk davaları TTK’nın 4. maddesi uyarınca ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 6102 sayılı TTK’nın 5. maddesinde yapılan değişiklikle Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak belirlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, tarafların tacir oldukları ve TTK’nın 4. maddesi uyarınca davanın nispi ticari dava olduğu, buna göre de ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, HMK’nın 114/1-c, 115/2. maddesi uyarınca davanın, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan, usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
2- Bozma nedenine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan