YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/379
KARAR NO : 2016/1067
KARAR TARİHİ : 25.02.2016
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mah. Sıf.)
KARAR
1-İlgili Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne yazı yazılarak, davalı şirketin dava tarihindeki muamele merkezi ile son sicil kaydına göre davalı şirketi temsile yetkili olanların isimleri ve temsil yetkilerinin kapsamının sorulması,
2-7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. maddesinde, ”Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümesillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır.” hükmüne, 13. maddesinde, ” Hükmi şahıslar namına kendine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, gerekçeli karar ve davacı vekilinin temyiz dilekçesi davalı şirket adına tebliğe çıkarılmış ve muhatap adına evrakı almaya yetkili çalışana tebligat yapılmış ise de, yetkilinin işyerinde bulunup bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olup olmadığı açıklanmadığından yukarıda yazılan hükümlere aykırı şekilde yapılan bu tebliğler usulsüz olmuştur.
Bu durumda mahkemece, gerekçeli karar ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı şirketin ticaret siciline kayıtlı güncel adresine tebliğe çıkarılması, Tebligat Kanunu’nun 12 ve 13. maddeleri ile Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 20 ve 21. madde hükümleri uyarınca şirketi temsile yetkili kişi ya da koşulları oluştuğunda memur veya müstahdemlerinden birine şirket adına tebliği ile işlemeye başlayan temyiz ve cevap süresinin beklenilmesi, hükmün yetkilisince ve süresinde temyiz edilmesi halinde, temyiz dilekçesinin dosya içerisine konulması,
İçin dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 25.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.