Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2015/5057 E. 2015/5237 K. 03.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5057
KARAR NO : 2015/5237
KARAR TARİHİ : 03.07.2015

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

1-Dosya temyiz aşamasında iken davacı vekili Av. … 16.04.2015 havale tarihli ve geri çevirme kararı üzerine kimlik tespiti yapılmış dilekçe ile davadan feragat etmiştir. Dosyaya ibraz edilen yetki belgesi ve dayanağı olan vekaletname kapsamından davacı vekilinin feragat yetkisinin olduğu anlaşılmaktadır.
Davaya son veren taraf işlemlerinden biri olan feragat, davanın taraflarından birinin (davacının) netice-i talebinden vageçmesidir (HMK. m. 307). Hiç kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi (HMK. m. 24), davacı da açmış olduğu bir davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. Feragat, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemidir. Feragatten dönülmesi ve HMK’nın 176. maddesine göre, ıslah yolu ile feragatin hükümsüz kılınması olanaksız ise de, irade bozukluğu hallerinde feragatin iptali istenebilir (HMK. m. 311/1-2. cümle; Kuru, B.:Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt: IV, İstanbul 2001, sahife: 3646 vd.). Bilindiği gibi, feragat yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına gelmektedir. Davadan fergat neticesinde, feragate konu hak tamamen düşer ve artık bir daha dava konusu yapılamaz (Postacıoğlu, İ.E.: Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6. Bası, İstanbul 1975, sahife: 479). Feragat, 6100 sayılı HMK’nın 311. maddesi hükmü uyarınca, kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu gibi, aynı Kanun’un 309/2. maddesi uyarınca karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Öte yandan, aynı Kanun’un 310. maddesi uyarınca davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Mahkeme davadan el çektiğinden, karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 tarih ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 tarih 1981/2-551 sayılı HGK kararı). Bu itibarla, davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir. YHGK’nın 24.04.2013 tarih ve 2012/12-1564 E, 2013/580 K; Dairemizin 22.09.2011 tarih ve 1720 E, 477 K. sayılı ilamı bu yöndedir.
2-Bozma nedenine göre, davalı vekilinin temyiz ve temyizden feragat istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz ve temyizden feragat istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.