Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2015/7429 E. 2017/3124 K. 08.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7429
KARAR NO : 2017/3124
KARAR TARİHİ : 08.11.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen kayıt kabul davası sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 26.03.2015 gün ve 2014/3619 Esas, 2015/1952 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, davalı müflis şirketin, müvekkili TMSF’ye devredilen Y…den kullandığı kredi nedeniyle iflas tarihi itibariyle 23.669.915,66 TL borcu bulunduğu, bu alacağın iflas idaresince kabul edilerek sıra cetveline dahil edildiğini, ancak iflas müdürlüğünün şikayeti üzerine icra mahkemesince alacağın sıra cetvelinden çıkarılmasına hükmedildiğini, söz konusu kredinin borcun nakli yoluyla bir başka şirkete yükletildiği iddia edilmiş ise de, usulsüz ve muvazaalı olduğu tespit edilen borcun nakli sözleşmesinin fon kurulunca hükümsüz kılındığını ileri sürerek, 23.669.915,66 TL tutarındaki fon alacağının imtiyazlı alacak olarak 3. sırada iflas masasına kayıt ve kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı iflas idaresi memurları, dava konusu alacağın daha önce iflas idaresince kabul edildiğini, ancak iflas müdürlüğünün bu kabul kararına yönelik şikayeti üzerine, icra mahkemesince, kayıt başvurusu sırasında hesap kat ihtarnamesi ibraz edilmediğine dikkat çekilerek sıra cetvelinin iptal edildiğini, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, alacağın bir belgeye dayanmadığını, borcun nakli sözleşmesi ile söz konusu kredi borcunun bir başka şirket tarafından üstlenildiğini, fon kurulunun bu sözleşmeyi hükümsüz saymasının dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, icra hukuk mahkemesince verilen kararların kesin hüküm teşkil etmeyeceği, fon kurulunca borcun nakli sözleşmesinin hükümsüz sayılmasına ilişkin alınan kararın, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 11. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 4389 Sayılı Bankalar Kanunu’nun 15/7-b maddesi uyarınca alınmış bir karar olduğu ve aleyhinde idari yargı yoluna başvurulup aksine karar alınmadığı sürece söz konusu karar gereğince işlem yapılması gerektiği, bu karar aleyhine idari yargıya başvurulmadığı, davalı müflis şirketin, 30.09.1996 tarihinde kullandığı 210.000,00 TL, 31.10.1997 tarihinde kullandığı 550.000,00 TL olmak üzere……’ye toplam 760.000,00 TL kredi borcu bulunduğu, iflas tarihi itibariyle 7.458.000,50 TL gecikme zammı ile birlikte toplam borcun 8.218.000,50 TL olduğu, fazlaya ilişkin istemin davacı tarafça belgelenemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 8.218.000,50 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar Dairemizin 2014/3619 esas, 2015/1952 karar sayılı ilamı ile 26.03.2015 tarihinde onanmıştır.
Bu kez, davacı vekili ve davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, 07,80 TL harcın davalıdan ve takdiren 275,00’er TL para cezasının karar düzeltme isteyen taraflardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 08.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.