YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2176
KARAR NO : 2017/3367
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin bir yıl süreyle iflasının ertelenmesine karar verildiğini, bu süre içinde iyileştirme projesinin başarıyla uygulanmasına rağmen borca batıklığın devam ettiğini ileri sürerek, iflasın ertelenmesi kararının bir yıl süreyle uzatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iflasın ertelenmesi sürecinde dosyaya ibraz edilen geçici kayyım raporuna göre sunulan iyileştirme projesinin ciddi verilere dayalı somut, uygulanabilir ve sonuç vadeden bir proje olmadığı, davacının projeyi samimi olarak uygulayacağı yönünde kanaat oluşmadığı gerekçesiyle, davacı şirketin iflas erteleme talebinin reddine ve şirketin iflasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İİK’nın 179. maddesin uyarınca, bilançosu borca batık şirketler ve kooperatifler iyileştirme projesi sunarak iflas erteleme talebinde bulunurlar.
Borca batıklığın tespiti ”TK’nın 376. maddesinde belirtilen usule göre belirlenir.
İflas erteleme kararı verilen şirketin iyileştirme projesinin somut verilere dayalı, uygulanabilir ve inandırıcı olması gerekir. Somut olayda, mahkeme, tedbir verildikten sonra 1 kayyım, 1 bilirkişi raporu ile sonuca gitmiş ise de dosyada ki raporlar karar vermeye yeterli bulunmamıştır. İflas erteleme taleplerinde davacı teorisinin aksine yargılama sırasındaki gelişmelerin de göz önünde tutulması gerekir. Bu nedenledir ki davacı taraf devam eden ihalelerin bulunduğunu, ayrıca şirket müdürünün gayrimenkullerini şirkete sermaye olarak konularak kurtarılacağını beyan etmesine karşın ne kayyım ne bilirkişi raporunda durum yeterince açıklanmamıştır.
Bu durumda mahkemece, devam eden süreçte, ibraz edilen belgeler de nazara alınarak mali müşavir, iflas erteleme konusunda uzman öğretim görevlisi ve davacının faaliyetleri konusunda uzman bilirkişi seçilerek oluşturulacak bu heyetten gerek borca batıklık, gerekse iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı, uygulanabilir olup olmadığı, konularında denetime açık gerekçeli karara dayanak yapılabilecek rapor alınıp, oluşacak uygun sonuç dahilinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.