Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2016/3301 E. 2016/4675 K. 25.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3301
KARAR NO : 2016/4675
KARAR TARİHİ : 25.10.2016

….

Davacı tarafından açılan iflasın ertelenmesi davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, otomotiv yan sanayinde faaliyet gösteren müvekkili şirketin ekonomik krizden olumsuz etkilenerek borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesi kapsamında uygulanacak tedbirle borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olduğunu belirterek, iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil vekilleri talebin reddini savunmuşlardır.
Mahkemece iddia, savunma, uyulan Yargıtay Bozma ilamları ve tüm dosya kapsamına göre; İİK’nın 154. maddesine göre iflasın ertelenmesi davalarında görevin, şirketin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine ait olduğu,….’nın 23.07.2015 tarih ve 1157 sayılı kararı ile …yargı çevresinde müstakil asliye ticaret mahkemesi kurulmuş olup 07.09.2015 tarihinde faaliyete geçmiş olmakla, davaya bakmak görevi …. ait olduğu gerekçesiyle görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, iflasın ertelenmesi istemine ilişkin olup, dava açıldığı tarihte mahkemenin, ticaret mahkemesi sıfatıyla davayı yürüttüğü sırada …. 23.07.2015 gün ve 1157 sayılı kararı ile aynı yerde müstakil Asliye Ticaret Mahkemesi kurulması karşısında, yerel mahkemenin vereceği karar görevsizlik kararı değil, yeni kurulmuş olan mahkemeye devir veya gönderme kararı olması gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olup hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK’nın 438/7.maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın “HÜKÜM” bölümünün birinci fıkrasında yer alan davaya ” dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “ dosyanın … Mahkemesine gönderilmesine” ibaresinin hüküm fıkrasına yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.