Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2016/4690 E. 2019/1450 K. 17.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4690
KARAR NO : 2019/1450
KARAR TARİHİ : 17.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tazminat davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 22.01.2016 gün ve 2014/8228 Esas, 2016/296 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekilince istenilmekle dosya incelendi, gereği görüşüldü.

– KARAR –

Davacı vekili yüklenici davalı arsa sahipleri ile davacı yüklenici arasında düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, ancak sözleşmenin davalılar tarafından haksız olarak feshediliğini, sözleşme uyarınca zorunlu olarak iş ve masraflar yaparak bedel ödediğini öne sürerek 104.968,56 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının cezai şart alacağını ödediklerini, yüklenicinin 2 yıllık süre içinde hiç bir işlem yapmadığını, önceden düzenlenmiş dayanaksız belgelerle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, davacının maddi tazminat isteğinin kabulüne dair verilen karar dairemizin 11.02.2016 tarihli ilamıyla taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmediği, halen ayakta bulunan sözleşmeden dolayı davacının yaptığı masrafları talep edebilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Bu kez davacı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1) Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi, taraf iradelerinin birleşmesi veya mahkeme kararı ile mümkündür. Bu davanın açılmasıyla birlikte yüklenicinin de fesih iradesi ortaya koyulduğundan yüklenici, uğradığı zararın tahsilini istemekle haklıdır. Mahkemenin bu yöndeki kabulü doğru olup bozma kararı yerinde olmamıştır.
2- Dairemizin bozma ilamında belirtilen davacının yargılama sırasında vekille temsil edilmemiş olmasına rağmen davacı yararına vekalet ücreti takdiri ile ilgili husus bakımından ise bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK’nın 438/VII maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 22.01.2016 gün ve 2014/8228 Esas, 2016/296 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin 4. bendinin hükümden çıkarılarak, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı tarafından yatırılan karar düzeltme harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan alınarak Hazine’ye irat kaydına, 17.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.