YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5699
KARAR NO : 2019/4119
KARAR TARİHİ : 09.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne birleşen davanın tefrikine yönelik verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … vekili Avukat …, davaya ihbar olunan asıl … ile davacılar vekili Avukat …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Asıl dosyada davacılar vekili, davacı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında 05.10.2010 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye göre bitişik arsa sahibi ile yapılacak tevhid sonucu oluşacak parsel üzerine yapılacak inşaatta 4 no.lu dairenin davacı … ve …’ye, 6 numaralı dairenin ise davacı … ve … adına olacağının kararlaştırıldığını ancak davalının vekaletnameyi kötüye kullanarak burada kendisi adına da pay tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen dosyada davalı vekili, sözleşme konusu taşınmazda davacılar dışında 1/3 payın …’e ait olduğunu sonradan öğrendiğini, sözleşme sırasında bu hissenin kendisinden saklandığını bunun üzerine bu hissenin …’den satın alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili, davacının 1/3 hissedarı olan taşınmazın bilgisi dışında diğer davalı arsa sahipleri ve davalı yüklenici ile sözleşme konusu yapıldığını, yüklenicinin kendisine gelerek durumu anlatıp resmi işlemleri yapmak için payını devralmak istemesi üzerine bedelsiz olarak payını devrettiğini, sözleşmeye konu taşınmazın 1/3 payın iptali ile adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde 60.000 TL bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki sözleşmeye göre 4 ve 6 numaralı dairelerin davacılara ait olacağının kararlaştırıldığı, davalı yüklenicinin, taşınmazda 1/3 payın …’e ait olduğunun kendisinden saklandığı savunmasına itibar edilemeyeceği, sözleşme yaparken tapuyu inceleme imkanı olduğu, sözleşmeye uygun kat irtifakı tesis edilmediği ancak 4 ve 6 no.lu bağımsız bölümlerin davacılar adına tescili halinde de %30 oranının aşılacağı bu nedenle aradaki fark olan 12.820 TL.nin depo edilmesi gerektiği, birleşen dosya ise talepler ve hukuki ilişki farklı olduğundan tefriki gerekeceği gerekçesi ile birleşen davanın tefriki ile asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen davada davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl ve birleşen davada davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacılar yararına takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 09.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.