Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2016/9326 E. 2019/5035 K. 02.12.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9326
KARAR NO : 2019/5035
KARAR TARİHİ : 02.12.2019

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket vekili Avukat … ile davalı şirket vekili Avukat …n’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan “Özel Güvenlik Hizmet Alım Sözleşmesinin” 30.12.2014 tarihli yazı ile davalı idare tarafından feshedildiğini ve 276.000 TL tutarındaki teminatın gelir kaydedileceğinin belirtildiğini, feshin haksız olduğunu ileri sürerek, haksız fesih işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket çalışanı İsrafil Büyük’ün vermiş olduğu şikayet dilekçesinde davacının istihdam ettiği personelden senet aldığına dair iddialar bulunduğunu, muhakkikler tarafından yapılan araştırma neticesinde Hukuk Müşavirliğinin görevi doğrultusunda taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin uygun görüldüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davacı şirkete bağlı olarak çalışan personelden senet aldığının … Genel Müdürlüğü muhakkikleri tarafından yapılan inceleme ve tanık beyanları ile açık olduğu, bu durumun sözleşmenin 16/c maddesine aykırı olduğu, davacı taraf senetlerin işçi temini için anlaşılan İsrafil Büyük tarafından alındığını, işçilerin İsrafil Büyük tarafından temin edildiğini, bu konuda İsrafil Büyük’e yetki verildiğini iddia etmiş ise de, sözleşmenin 15. maddesi gözetildiğinde işin tamamının yüklenici tarafından yapılacağı ve alt yüklenici çalıştıramayacağı düzenlenmesi karşısında sözleşmeye açık aykırılık bulunduğu ve söz konusu eylem yasak fiiller kapsamında bulunduğundan 4735 Sayılı Kanun’un 20/b maddesi gereği bu durumda sözleşmenin feshi için ihtara gerek bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 02.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.