Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2017/1901 E. 2020/3085 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1901
KARAR NO : 2020/3085
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, kooperatif üyesi olduğunu, kooperatiften istifa etmesi üzerine hak ve alacaklarına karşılık ödeme aldığını ve başkaca hiçbir hak talebinde bulunmayacağına dair ibraname imzaladığını, ödenen miktarın genel kurulda kabul edilen bilançonun altında olduğunu, bakiye alacağını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının isteği ile üyelikten ayrıldığını, kendisine ödeme yapıldığını ve ibraname imzaladığını, alacak talabinin de zamanaşımına uğradığını savunarak açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından ibranamenin imzalandığı, sahteliği iddiasının olmadığı, başka bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını gayrikabili rücu suretiyle kabul ettiği, bu beyanı ile bağlı sayılması gerektiği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna götürülmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi incelemesi sonucu; davacının kooperatif üyeliğinden istifa ettiği, istifasının kabul edilerek bilanço tarihinden önce ödeme yapıldığı, davacının almış olduğu ödeme neticesinde davalı kooperatif yöneticilerini ibra ettiği, alacak talebinde bulunmayacağını gayri kabili rücu suretiyle kabul ettiği, bu nedenle fazlaya ilişkin haklarını talep edemeyeceği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğininde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 19.10.2020 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.