Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2017/2055 E. 2020/2868 K. 17.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2055
KARAR NO : 2020/2868
KARAR TARİHİ : 17.09.2020

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı aleyhine açtığı itirazın iptali davasında ortaklıktan doğan alacağının zamanaşımına uğradığına karar verildiğini, verilen karardan sonra yetkili bakanlık müfettişlerinin tespit ve uyarıları üzerine davalı kooperatifin 23.05.2009 günlü genel kurul toplantısında “ihraç edilen ve istifa eden üyelere ödenmesi gereken 544.000 TL tutarındaki bedelin ödenmesi hususunda” görüşme yapıldığının tespit edildiğini, bu maddenin davalı kooperatifin anılan tarihte ihraç edilen ve istifa eden üyelere olan borcunun ikrarı anlamı taşıdığını, borçlunun borcunu ikrar etmesi halinde zamanaşımının kesileceğinden zamanaşımı nedeniyle ret kararının dayanıksız kaldığın ileri sürerek,yargılamanın iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ihraç edildiğinden sunulan genel kurul kararının HMK’nın 375/1-ç kapsamında olduğu ancak genel kurulda alınan kararın borç ikrarı olmadığı, zamanaşımını kesen neden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince, davacı tarafça sunulan belgenin yargılama sırasında var olan ancak davacı tarafından elde olmayan sebeplerle ele geçirilemeyen bir belge olmadığı, zira yargılama esnasında böyle bir belgenin varlığını kabul etmenin belgenin tarihi itibariyle imkansız olduğu, zamanaşımının kesildiğine yönelik iddiaların asıl yargılamada ileri sürülerek değerlendirilmesi gerektiği gibi borcun davalı tarafından ikrar edilmediği, kaldı ki ikrar olarak kabul edilse bile asıl dava zamanaşımı nedeniyle reddedildiğinden buradaki ikrarın tabii (eksik) borç niteliğinden öteye gitmeyeceği, bu ikrarın ancak olsa olsa davanın dolayısıyla alacağın ispatlanamaması vb.nedenlerle reddi halinde tartışılabileceği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davalı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğininde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 17.09.2020 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.