YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2351
KARAR NO : 2020/3081
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalı kooperatifin ortakları olduklarını,genel kurulun yeterli toplantı nisabı ile toplanmadığını, bazı üyeler tarafından vekaleten birden fazla üyenin vekilliğinin üstlenildiğini, usulsüz olarak yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edildiğini ileri sürerek 15.06.2014 tarihli genel kurul kararlarının tamamının batıl olduklarının tespitini veya iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yeterli üye sayısı ile toplantı yapıldığını, davacı tarafından ieri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; genel kurulda butlan halinin bulunmadığı, genel kurulun 7.maddesinin son cümlesinde yer alan “yüzde beş gecikme faizi “ maddesinin 3095 sayılı Yasa’ nın 2/1 maddesi gereği yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağı gerekçesiyle aylık %1.5 faiz oranını aşan kısmının iptaline karar verilerek açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından genel kurulun yeterli toplantı ve karar nisabı ile toplandığı, genel kurulda alınan kararların yasaya,ana sözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırılık oluşturmadığı, gündemin 7. maddesinin son cümlesinde yer alan % 5 gecikme faiz oranının yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağı, kooperatif ile üyesi arasındaki ilişkinin ticari olmadığı göz önüne alındığında yasal oranda temerrüt faizi uygulanması gerektiği, ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacılar vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğininde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 19.10.2020 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.