YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2612
KARAR NO : 2020/3222
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi iken 30/08/2009 tarihinde satıcı olarak üyelik konusu daireyi bir protokol ile davalı …’a sattığını, kooperatifçe borç bildiriminde bulunulması üzerine müvekkilinin mecburen 06/09/2014 tarihinde kooperatife 5.990,00 TL ödediğini, anılan prorotokole göre satış tarihinden sonraki borçlardan davalı …’ın sorumlu olduğunu ileri sürerek, davalı …’ın davalı kooperatif üyeliğinin hükmen tescili ile müvekkil davacının üyeliğinin düşürülmesine, ödenilen 5.990,00 TL üyelik aidat ve ek ödeme bedeli ile 164,21 TL ihtarname masrafının dava tarihinden yasal faizi ile davalı …’dan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, daireyi satın aldığını, kooperatif üyeliğini devralmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre davalı …’ın davacının konutunu satın almakla birlikte, ortaklığını devir almadığından davalı …’ın davacı tarafından ödenen ve davaya konu aidat borcundan sorumlu olmadığı, davalı kooperatif yönünden ise, davacının kooperatif üyeliğinin devrine ilişkin kooperatife karşı yasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı kooperatif yönünden tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin davalı … yönünden temyiz talebine gelince;
Alıcı sıfatıyla davalı …, satıcı sıfatıyla davacı … arasında imzalanan bila tarihli protokol başlıklı belgede “Dairenin kooperatif üyeliğine ilişkin olarak satış (30.08.2009) önceki borç ve alacaklar satıcıya aittir. Satış tarihinden sonra doğacak borç ve alacaklar alıcıya ait olacaktır.” hükmü yer almaktadır. Mevcut durumu bilerek anılan protokolü imzalayan davalı …’ın protol tarihinden sonraki dava konusu borçtan sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, mahkemece davacı tarafından kooperatife ödenen bedelin davalı …’dan tahsiline karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalı kooperatif yönünden tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı … yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.