Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2017/63 E. 2020/1308 K. 25.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/63
KARAR NO : 2020/1308
KARAR TARİHİ : 25.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında imzalana hizmet sözleşmesi uyarınca kesilen faturaların davalıya tebliğ edilmesine rağmen fatura bedelinin ödenmemesi üzerine başlattıkları icra takibine davalı kısmi itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile %20 oranında icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ortağının ilk duruşmada faturaları kabul ettiği ancak davacı ile aralarında faturalardan %30 iskonto yapılacağına ilişkin sözleşme olduğunu beyan ettiği, aşamalarda verilen süreye rağmen bu sözleşmenin ispat edilemediği, davalının bahse konu iskontonun sözleşmeden kaynaklandığını beyan etmesi karşısında ticari defterlerin bahse konu faturalar yönünden incelenmesinin esasa etkili olmayacağı ve iddianın sözleşmeyle ispatlanması gerektiğinden ticari defterlerin incelenmediği ve davanın ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptali ile %20 oranında icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı tarafça, davacının sunduğu hizmet bedelinin %30’unun davalıda kalacağı, %70’inin davacıya ödeneceği şeklinde anlaşma kurulduğu ve tarafların ticari defterlerinde bu durumun sabit olduğu savunulmuştur. Somut olayda uyuşmazlık, 21.10.2013 tarihli hizmet sözleşmesi dışında davacıya ödenecek ücretten %30 iskonto yapılacağı konusunda taraflar arasında teammül olup olmadığına ilişkin olup bu durumda mahkemece tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2- Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcın talep halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 25.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.